Koleksiyonlara Göz At

JLPT N1 Kanji

JLPT N1 için Tüm Kanji

JLPT N1 Kanji (1135)


oğul, oğul sayısı için sayaç bağlamak, birleştirmek, sözleşme yapmak soyadı, soyisim, aile adı savunma, koruma No., ikametgâh korumak, garanti etmek, saklamak doğruluk, adalet, ahlak iyi şans, mutluluk, tebrikler beyefendi, alim, samuray morsalkım kuyu, kuyu ağzı, kasaba dere, koy, körfez yay ve telli çalgılar için sayı birimi, germek, yaymak çam ağacı başvurmak, cevap vermek, evet denetim, saymak, görmek tutum, durum, şekil 姿 figür, biçim, şekil imparator Şinto tapınağı, takımyıldızlar, saray ayırmak, ayrılma, koparmak temel, radikal (kimya), makine sayacı alay, parti, bölük temel, ilke, çıplak değer, fiyat yenmek, saldırmak, bozguna uğratmak sallamak, sallanmak, sallayarak hareket ettirmek kanıt, delil, sertifika hizip, grup, parti ben (erkek), ben (erkek konuşmacı), hizmetçi yardımcı, destek kronik, anlatı, hikâye genel, ilişki, yönetim kap, kab, kap kacak alışılmadık, farklı, tuhaf korumak, muhafaza etmek madde, fıkra, madde sayacı tek, yalnız, kendiliğinden kaynak, köken gölge, siluet, hayalet göz küresi üstlenmek, tasarlamak, planlamak liman, iskele, feribot iskelesi plan, öneri, taslak plan, politika, yöntem din, mezhep, tarikat önermek, yanında götürmek, elde taşımak parlak, ışıldayan gizlilik, yoğunluk (nüfus), incelik yönetmen, memur, devlet dairesi muayene, araştırma rahatlık, huzur bataklık, sazlık, parlaklık üstün olmak, mükemmellik, güzellik eğlendirmek, canlandırmak, geri almak oran, hız, nispet değerlendirmek, eleştiri, yorum denetlemek, memur, devlet dairesi burun, çıkıntı, dil taze, canlı, berrak şiddetli, heyecanlanmak, öfkelenmek iyilikseverlik, erdem, iyilik kaldırmak, planlamak, proje niyet, plan, kararlılık yaymak, döşemek, oturmak soy, sistem dokumak, kumaş ... yapımı, imalat kenar, kaynak, son miras bırakmak, geride bırakmak, ayırmak püskül, tutam, saçak bulvar, sokak, kasaba kuyruk, son, balık sayacı hisse senedi, kütük, hisse eşlik etmek, itaat etmek, boyun eğmek düşman, hasım, rakip açmak, genişletmek taslak çizmek, oluşturmak, yazmak disiplin, iyi davranmak, çalışmak benlik, ben, bencil binmek, binmek (taşıta), binmek (taşıta) yankı, ses, yankılanmak gizli, saklamak saldırganlık, saldırı, eleştirmek sağlıklı, sağlık, güç terzi, hakim, karar gizlemek, saklamak, örtmek halka, daire, döngü yardım etmek, desteklemek, kurtarmak tesadüf, özellikle, kasten perde, flama, perde (tiyatroda) antrenör, komuta etmek, teşvik etmek ambar, depo, kiler vermek, bağışlamak, icra etmek hoşlanmamak, nefret etmek, tiksinmek miras almak, yerine geçmek, devam ettirmek engellemek, incitmek, zarar vermek değerli, değer, ödül düzenlemek, düzenleme, akort etmek kitle, kalabalık, yığın uzanmak, göstermek, kullanmak patlama, gelişmek, çiftleşmek gizemli, okült, siyah iyilik, lütuf, rahmet aktarmak, öğretmek, vermek mermi, tıngırtı, fırlatma evlat edinmek, büyütmek, yetiştirmek şaşkınlık, şaşırmak, korkmak Nara, Ne? tahmin, çıkarım yapmak, tahmin etmek kereste, ağaçlar, ahşap yapmak, değiştirmek, yapmak/oluşturmak eril, erkek, kahraman kılıç, süvari kılıcı, bıçak valf, taç yaprak, örgü zarif, tuhaf, acayip taklit, kopya, sahte karşı koymak, direnmek, baş kaldırmak sınıf, rütbe, not göz kırpma, göz kırpış, parıltı unvan, övgü, hayranlık duymak ihtişam, çiçek, taç yaprağı yaralanma, incinme, yaralamak mücadele, savaş kas, sinir, kiriş çevirmek, neden, durum ateş etmek, ışık tutmak, üzerine yansıtmak erdemli, iyi, iyilik sessizlik, susmak, konuşmayı kesmek desen, model, yapı cezalandırmak, ceza, hüküm düğüm, mevsim, dönem soyunmak, çıkarmak, kaçmak sert, katılık, şiddet Dr., komuta, saygınlık kamp, savaş düzeni, saflar tuhaf, gariplik, merak sadakat, bağlılık, vefa boya, renk, boyamak ince, küçüklük, önemsizlik tabela, mühür, işaret yakınlık, ilişki, bağlantı duvar, astar (mide), çit sürmek, koşmak, dörtnala gitmek kenevir, keten, uyuşuk zırh, tiz (ses), A notu klan, çevrili alan teşvik etmek, zorlamak, yaklaşan adım atmak, çiğnemek, yerine getirmek cezalandırmak, saldırmak, yenmek kutsal, aziz, bilge kanun, tören, yasa kılıç, kılıç, kılıç belirtiler, hastalık uzlaşma, elde etmek, hasat etmek daha da, giderek artan bir şekilde erimek, çözünmek sahil, plaj, kıyı memleket, köy, doğum yeri baştan çıkarmak, yanılsama, şaşkınlık söğüt dayanak noktası, dayanarak, takip etmek uygulama, sunma, armağan yıkım, kırma, yok etme fayda, kazanç, kâr ifade, cümlecik, cümle ait olmak, cins, ast memur başarı, liyakat, muvaffakiyet hükümdar, imparator, tanrı tebrikler, sevinç hendek, su hendeği, kanal yaratılış, yaralanma, sakatlanma ağlamak, gözyaşı dökmek, inlemek hatırlama, düşünmek, anımsamak ağaç gövdesi, ana bölüm, yetenek çiy, gözyaşı, açığa çıkarmak ok, yay oku tutmak, kavramak, sushi şekillendirmek tören, kural, iş dinlemek, inatçı, yaramaz saldırı, üzerine yürümek, miras almak belirti, işaret, alamet sokak, mahalle, kasaba anayasa, kanun kule, yüksek bina, saray kurtuluş, kurtarmak, yardım etmek gölge, yin, olumsuz sarma, makara, döndürme ne? manevra yapmak, yönlendirmek, işletmek gürültülü, gürültü yapmak, yaygara koparmak kendi cadı, şeytan, kötü ruh fotoğraf çekmek, resim çekmek taşınabilir, elde taşımak, silahlı komşu, bitişik ilan etmek, söylemek, duyurmak göndermek, sevk etmek, yollamak suçlama, dava açmak, ağrıdan şikayet etmek yoğun büyümüş, gürleşmek, gür yetişmek balık tutma, balık, av eleştiri, grev ayartmak, yönlendirmek, baştan çıkarmak çekirdek, öz, çekirdek (bilgisayar) felsefe, açık ezici, muazzam, güçlü sıkılaştırmak, bağlamak, kapatmak 鹿 geyik ilgili olarak, yerleşmek, görev almak yok etmek, mahvetmek, devirmek yüzüstü, yukarı bakmak, bağımlı olmak hızlı akan su, akıntı, sel gibi akan su yapmak, göndermek, iletmek yere kapanmış, eğilmek, selam vermek sedir ağacı, kriptomerya dinleme, yargıç, duruşma kaçınmak, sakınmak, önlemek sallanmak, sarsılmak, salınmak koy, dere ağzı, girinti doruk noktası, varmak, ilerlemek bol, zengin, verimli ittifak, yemin inatçı, tutunmak, kavramak parçalanmak, ölmek, yıkmak hayalet, şeytan asit, acılık, ekşi genişletmek, uzatmak, büyütmek silah, ateşli silah lif, bağ, ip saman ipi, kordon şiir, şiir sanatı kaldırmak, eskimiş, sona erme tahsis etmek, doldurmak ayna, spekulum, fıçı başı sahte, geçici, geçici olarak atanmış tükürmek, kusmak, geğirmek rica etmek, davet etmek, istemek dik dik bakmak, izlemek, bakmak açık deniz, kıyıdan uzak deniz, gökyüzüne yükselmek sıçrama, dans etme, atlama gözünü korkutmak, saygınlık, görkem boyun eğmek, eğilmek, ürkmek sezgi, algı, kontrol delmek, açık, sokmak arındırma, Budist yemeği, oda özür dilemek, teşekkür etmek, reddetmek savaş gemisi düzenlemek, ev sahipliği yapmak, vermek (yemek) kulübe, han, baraka insanlık, erdem, hayırseverlik çarpışmak, darbe, otoyol kayak, bacak, iniş takımı kaplan, sarhoş gelgit, tuzlu su, fırsat delik, açıklık, yırtık şüpheli, gizem, hayalet münzevi, büyücü, sent parıltı, ışıltı, pırıltı gergin, sağlam, sert dudak dayanmak, katlanmak, tahammül etmek deli, çılgın, kaçık çalmak, zorla almak, kapıp kaçmak muayene, görme, teşhis etmek ejderha, imparatorlukla ilgili tahvil, kredi, borç küçük çan, zil Budist rahip, keşiş ilan etmek, asmak, kaldırmak reis, kont, kont ayı gezginlik, dalgalar, kabarık dalgalar erik gözetlemek, görmek zeki, dahi, mükemmellik sıkmak, koparmak, yolmak paragraf, ense, madde ruh, tin çit, çevre, duvar alay, tembellik işlemek, ağırlamak, harmanlamak sığ geçit, karşıya geçmek, geçiş yapmak benzerlik, gibi, örneğin küçülmek, daralmak, buruşmak ayrıntılı, tam, detaylı şafak, tan, sabah tedbir, düşünce, endişe zarif, şık, zarafetli top, topçu silahı komplo kurmak, aldatmak, kandırmak duygular, kalp, özlemek aptalca, saçmalık, anlamsızlık dil, kamış, çan dili yük, yük hayvanı, yük miktarı adam, köle, hizmetçi fasulye, bezelye, cüce ya da tekrar, ayrıca, öte yandan madeni para, bir kuruş, para bastırmak, iyi, şimdi garson, samuray, hizmet etmek havada, hava, boşluk örnek, model, kalıp batmak, gizlemek, saklamak sarhoş, midesi bulanmak, zehirlenmiş omurga, belkemiği geri göndermek, geri döndürmek pas rengi, kırmızı, kurşun kırmızısı Asya, ikinci sıra, ardından gelmek kaplumbağa, tosbağa bataklık, göl, sazlık devriye, dolaşmak, çevre kokmuş, kötü kokulu, şüpheli görünümlü sevinç, kutlama, neşe uzun mesafe, mahmuz, toynak üstü açıklama tecavüz etmek, işgal etmek, baskın yapmak meslektaş, memur, arkadaş aydınlanma, algılamak, sezmek tümsek, yüksek, soylu ayırmak, yırtmak, parçalamak sormak, derinlemesine araştırmak, aramak ulusal bayrak, sancak, bayrak tül, ince ipek, Roma sallamak, savurmak, sallayarak göstermek oy pusulası, etiket, bilet pirinç bitkisi plasenta, kese, kılıf askıda olma durumu, asmak, bağlı olmak 稿 taslak, kopya, el yazması tepecik, höyük tepsi, sığ kase, servis tabağı felaket, afet, musibet ofis, memur, yoldaş tüketmek, bitirmek, tükenmek evlenmek (bir aileye), gelin gür, yoğun, bakımsız anında, yani, olduğu gibi defter, hesap defteri, albüm süslemek, donatmak, bezemek 沿 boyunca uzanmak, takip etmek, kenarından gitmek ele geçirmek, elde etmek, bulmak eş, eşlik etmek, yanında getirmek Tang Hanedanı, Çin, yabancı darlık, dar, daralmak eklenmiş, eşlik etmek, evlenmek doz, ilaç, uyuşturucu büyüleyicilik, cazibe, büyüleme söz, vaat, yemin kötü, haksızlık, yanlış meydan okuma, mücadele etme, kur yapma mazeret, görevden alma baron, soyluluk unvanı, saray rütbesi seçmek, ayırmak, seçim yapmak koridor, salon, kule kesmek, bölmek, yırtmak yoldaş, arkadaş, insanlar zeka, çevik, tetikte turna, leylek boşluk, yokluk, hazırlıksızlık yolculuk, seyahat, kovmak anlam, öz, zarafet ateşli, şiddetli, yoğun ip, halat, araştırma güzel kokulu, kötü kokulu, parıltı sürtmek, ovmak, parlatmak kasımpatı kaygan, kaymak, kayma kum çıplak, nü, örtüsüz anne babaya saygı, çocuğun ebeveyne hürmeti halat, sınıf (cins), ip konut, malikane anavatan, ülke, Japonya yükseltmek, yukarı kaldırmak, kaldırmak seçkin, masa, çalışma masası atlı sporcu, at sürmek, atlı sayısı mezar, kabir prenses oyuk, delik, yırtık -geçirmez, dayanıklı gerekmek, kesinlikle, mutlaka bakmak, karşılamak, buluşmak adak, içki sayacı, hediye damar, nabız, umut çim, çimenlik ilahi söylemek, ezberden okumak, çağırmak köşk, restoran, konak doğum, doğmak, çekim delmek, 8 1/3 libre, içine işlemek yalan, yalan söylemek, aldatmak heyecanlanmak, canlanmak, gelişmek kiraz olgunlaşmak, olgunlaştırmak, olgunlaşmış reddetmek, dışlamak, kovmak şeffaf, sızmak, süzmek terk etmek, atmak, çöpe atmak rendeleme, bileme, yontma müzik çalmak, hükümdara hitap etmek, tamamlamak hayal, görüntü, rüya güzel, zarif, gösterişli yakalamak, kovalamak samimiyet, uyarmak, ikaz etmek iltihap, alev, yangın sandalye hoşgörülü, müsamahakâr, cömert ayarlanmış, aynı, eşit başak, tahıl başağı, tepe aynı zamanda, ve, önceden evcilleştirmek, yetiştirmek, beslemek teşvik etmek, acele ettirmek, baskı yapmak saygı, ayrıca, hâlâ renklendirme, boya, makyaj sıcaklık kaba, gelenekler, görgü kuralları karşılaştırmak, mukayese etmek yanındaki kişi, yan taraf, ayrıca karaciğer, cesaret, sinir çiftlik, tarla, bahçe zirve, doruk direnmek, ulaşmak, dokunmak lütuf, iyilik, hayır övünmek, gurur duymak, gurur ağ, şebeke buruk, tereddüt etmek, isteksiz ruh, tin yetiştirmek, bakmak, gütmek geri çekilmek, içine çekmek, kendini tutmak dikkatini dağıtmak, başka bir şeyle karıştırılmak, yoldan çıkmak emir, buyruk boğulmak, batmak, gizlenmek önceden, zaten, uzun zaman önce uyluk, kasık tehdit etmek, zorlamak boyunduruk altına almak, isyanı bastırmak, vergi toplamak devrilmek, örtmek, gölgelemek ilçe, bölge tepe, yükselti mükemmel, güzel, iyi amca, genç emanet etmek, rica etmek, güvenle bırakmak acınası, keder, hüzün gübre, şişmanlamak, verimli ahenkli, berrak, parlak alçakgönüllülük, dikkatli olmak, tedbirli kalıcılık, uzak, uzun süre kaş püskürtmek, reddetmek, geri çevirmek ana hatlar, durum, yaklaşık değer geriye bakmak, gözden geçirmek, kendini sorgulamak çürümek, bozulmak, ekşimek yaklaşmak, yanına gelmek, iterek açmak yetim, yalnız yaklaşmak, yakın olmak aksine, bilakis, daha ziyade hırsız, asi, hain villa, han, kulübe usta, zanaatkar, marangoz pişman olmak, üzülmek hapishane, cezaevi durgunlaşmak, gecikmek, gecikmiş karşılaşmak, rastlamak, görüşmek ince, hafif, soluk abonelik, satın alma birleştirmek, toplanmak, birleşmek tapmak, saygı duymak, yüceltmek yalnızca, sadece, sırf sarkmak, asmak, sallanmak ayrılmak, yol ayrımı, sahne haiku, oyuncu çapraz, eğik, yan genç kız, kız, bayan çöküş, düşmek, göçmek tazminat, telafi etmek, karşılık vermek örnek, ders almak, ibret almak ikna etmek, tavsiye etmek, öğüt vermek defin, gömmek, raflamak kömürleşmek, acele etmek, sabırsızlanmak sağlam, güç şişmek, şişmanlamak, kalınlaşmak mahkeme, saray, hükümet dairesi mor, eflatun yazıt, imza (usta) orak, tırpan, hile mikrop, mantar, bakteri kazanç, iş, para kazanmak ertelemek, devir, aktarma takip etmek, rağmen, buna rağmen şiddetli, azgın, hızlı mükemmelleştirmek, başarmak, elde etmek risk almak, yüzleşmek, meydan okumak huzurlu, sakin, barış kanat, uçak, yan taraf tuhaf, garip, tehditkâr ön söz, başlangıç, düzen ön kapı, başlık sayfası, ön sayfa tam da böyle, bu, doğru ölçü, şakunun onda biri, biraz ücret, harç, kira casus berraklık, berrak olmak, açık özellikle, bilhassa, olağanüstü derecede gevşetmek, gevşemek, rahatlamak inatçı, aptalca, sıkıca aile arması, şekiller şeker haşlamak, pişirmek parfüm, hoş kokulu, olumlu sefil, felaket, zulüm sevinç, neşe zulmetmek, eziyet etmek boğaz, ses lezzetli, zevk almak, hoşlanmak pıhtılaşmak, donmak, katılaşmak küre, çember, yarıçap sil, pas, temizle ufuk, kıyı, sınır dürüstlük, iffet, sadakat katı, sert, sağlam ahlak, yoldaş kürsü, sahne, konuşma kürsüsü vermek, bir şey yapmak (birisi için), Wu Krallığı boş zaman, dinlenme, eğlence zamanı biçim, görünüş, yüz ifadesi kapatmak, örtmek, engellemek patlamak (volkan vb.), fışkırmak (su vb.), yaymak (duman vb.) yaşlı kadın, nine, süt anne nokta, zirve, dağ tekme atmak, tekmelemek anahtar küçük alçak masa, tepsi şaku, Japon ayağı, ölçü ceza, yaptırım sızıntı, kaçış, zaman vermillion, zencefre, kızıl inceleme, görme sürüklenmek, yüzmek (sıvı üzerinde) çorba, meyve suyu, et suyu yalnızlık, sessizce, olgun iç çekmek, yakınmak, inlemek Zen, sessiz meditasyon temiz, arındırmak, temizlemek acımasız, şiddetli, vahşi bıçak ağzı, kılıç, keskin kenar çizgi roman, istemsizce, kontrolsüz sis, pus bunaltıcı, sıcak, yaz sıcağı raf, çıkıntı, askılık kol ağzı, kanat (bina), ek bölüm sağlam/güçlü, erkeklik/yiğitlik, refah/zenginlik on günlük dönem, mevsim (ürünler için), on günlük hikâye derlemesi oymak, kazımak, yontmak talep, istek, ihtiyaç zincir, pranga, bağlantı ezmek, parçalamak, kırmak dikey, uzunluk, yükseklik makyaj, süslenmek şaşkın, kafası karışmak, paniğe kapılmak sakin, sessiz, ölçülü çerçeve, iskele, mil bilmece, bulmaca, gizem şöhret, övgü, onur sapmak, boş durmak, boş vakit midilli, at, tay yazık, tutumlu olmak, tutumlu bir kenara koymak, vazgeçmek, askıya almak parıltı, berrak, kristal arp, koto vekaleten, yedek, ek olarak yapmak alkış, vuruş (müzik) düşünmek, değerlendirmek temel taşı, esas taşı karşılaşmak, buluşmak, parti yönetmek, idare etmek, yürütmek tencere, tava, çaydanlık yay, yay (okçuluk, keman) üstesinden gelmek, nazikçe, ustalıkla yerleştirmek, temel atmak, kurulum yapmak safra kesesi, cesaret, yiğitlik sıçramak, zıplamak, fırlamak bağlamak, tutuklamak, sarmak yatıştırmak, eski barış koruma merkezleri gök gürültüsü, şimşek pişmanlık, kin beslemek, kızgınlık görünmek, mevcut olmak artırmak, çoğaltmak, katlamak daha ziyade, tercihen, huzurlu kaynamak, mayalanmak, kaynaşmak satranç taşı, Japon satrancı, şogi becerikli, maharetli, ustalık daldırılmış, ıslatmak, batırmak şeftali izole etmek, dönüşümlü yapmak, mesafe koymak manga, birlik, birim son derece, çok, büyük gebelik refah, mutluluk hayvan, canavar hızla, çabucak dershane, özel okul lagün tokat, vuruş, darbe topak, yumru, parça boğmak, sıkmak, sıkarak suyunu çıkarmak yerine getirmek, tamamlamak, ayakkabı fide, fidan, filiz patates gereksiz, faydasızlık çömlekçilik, porselen teşvik etmek, çalışkan olmak, ilham vermek sergilemek, belirtmek, anlatmak maymun ok kökü, kudzu bitkisi şemsiye açıklamak, açmak, söylemek aşağılık, daha kötü olmak, daha düşük kalitede olmak kaldırmak, geri çekmek, silahsızlandırmak saldırı, vurmak, dövmek kalkan, arma, bahane gerileme, zayıflama, düşüş şelale, hızlı akan su, kademeli şelale teselli, eğlence, baştan çıkarma yılan, ejderha, ayyaş armut ağacı alışkanlık, huy, kötü alışkanlık ıslak, sulanmak, yararlanmak kase, pirinç kabı, saksı oynamak, şakalaşmak, eğlenmek bağırsaklar, iç organlar, karın içi organları kısmi, yan, sol radikal yuva, koloni, kovan ziyafet, şölen, eğlence ocak, fırın, fırın (seramik için) mahya, çatı sırtı mağara, in, kazı avlanmak, baskın yapmak, toplamak yüksek makam, taht basamakları mıknatıs, porselen lekesiz, saf, temiz zar yoksulluk, kıt, sınırlı uğurlu, mutluluk, kutsanmışlık eskiden, bir zamanlar, önceden dükkan, mağaza, döşemek koparmak, çekmek, çıkarmak uykulu, uyku, ölmek kumar oynamak, bahis yapmak, iddiaya girmek bağlamak, sıkıca bağlamak, tutuklamak vergi, destek, finansman fedakarlık, kurban kaba, pürüzlü, engebeli aşağı, alçak, adî yapıştırmak, yapıştırmak (yapışkanlı bir şeyle), uygulamak Latince, kaçırmak, ezmek kurbanlık hayvan, adak yelken yerleştirmek, sokmak, aşılamak çevirmek, ters çevirmek, sallamak koyun yastık kafası karışık, karıştırmak, düzensiz olmak alçakgönüllü olmak, kendini küçük görmek, tevazu göstermek inci, mücevher, cevher biriktirmek, yetiştirmek, stoklamak arazi açmak, açmak, toprağı işlemek davul, vuruş, harekete geçirmek şık, tarz, saflık askeri subay, gardiyan, yaşlı adam imparatoriçe, kraliçe, sonra yapışkan, yapış yapış, yağlı açığa çıkarmak, açmak yavaş yavaş, ağır ağır, bilinçli olarak coşku, sevinç, kendinden geçme dayanmak, katlanmak, desteklemek taç, en iyi, emsalsiz zevk, mutlu, sevinmek 尿 idrar çene, çene ucu, solungaç yemin, ant, söz hüzün, kederlenmek, ağıt yakmak 簿 kayıt defteri, sicil defteri erzak, yiyecek, ekmek dikmek, çerçeve, monte etmek tomurcuk, filiz, sürgün eksen, mihver, gövde eziyet etmek, azarlamak, cezalandırmak kapak, örtü, kanat leğen, fener festivali, tepsi kötü karakter, kötülük, kötü şans kraliçe, prenses sıradan insan, herkes, piç düzenlilik, maaş, sıra manşet, etek, dağ eteği kapalı kalmak, odaya kapatmak, derin sıradan, olağan, vasat belirsiz, anlaşılmaz, çöl beceriksiz, sakar, hünersiz süreklilik, daima takvim, almanak tümör, şişlik dağ zirvesi, dağ geçidi, doruk noktası yönetmek, yönetici, hükmetmek barbar parasız, yoksul, çekmek rendelemek, ovmak, kaşımak pençe, tırnak, pençe (kuş veya yırtıcı hayvan için) olgunlaşmamış, genç utandırmak, aşağılamak, rezil etmek fırtına, kasırga kızgın, gücenmek, öfkelenmek iyileşme, tedavi, giderme (susuzluğu) kasvet, depresyon, melankoli yabancılaştırmak, kaba, ihmal etmek ortam, sis patent, açık akciğerler büyüklük, mükemmellik tutuklamak, ele geçirmek, ilgili sık sık, tekrarlanan yatay, atkı, sağ-sol çekici, büyüleyici, felaket domuz eti, domuz çivit mavisi halberd, silahlar, festival yüzen platformu dövmek (metal), disipline etmek, eğitmek ince, narin, ince kimono dikmek, dikiş yapmak, nakış işlemek tutma, demet, bağ gözetleme kulesi, gözlem noktası, yüksek bina yakalamak, ele geçirmek turşu yapma, ıslatma, nemlendirme efendi, iyi kemer, centilmen doymuş, bıkmış, sıkılmış adres, tıpkı, neyse ki klik, soy, soy ağacı dönüş, etrafında dolaşma iki hasırlık alan, yaklaşık otuz altı metrekare uçurum, sarp kayalık, yar azarlamak, paylamak tavuk boğaz, vadi oluk, hendek, kanalizasyon kaba, basit, sade iz, tekerlek, ray kiremit, gram özlemek, yas tutmak siyah mürekkep, Çin mürekkebi, mürekkep kalıbı salgın her yerde, defa, yaygın olarak sesli (seslendirilmiş), pislik/kirlilik, yanlış/hata yelpaze, katlanır yelpaze yumruk ikincisi, kopya, tuhaf fermantasyon set, sedde, yığınak engellemek, ayırmak, önlemek dut esir, barbar, düşman için aşağılayıcı sıfat dilenmek, davet etmek, rica etmek saygı, hürmetkâr çan, gong, çan sesleri fazlalık, ayrıca merhamet çap, yol, yöntem yetiştirmek, geliştirmek sarılmak, kucaklamak, sahip olmak çevrili alan, mahalle, tahkimat büyü, lanet, tılsım parçalamak, kırmak, ezmek yıkama, eleme, filtreleme ani olma, yükselme saygıdeğer yaşlı adam ipek müzik notası, müzik, nota türbe, imparator mezarı, höyük aptal, budala flüt, klarnet, boru karanlık, aptal dava açmak, suçlamak tükürük, balgam şişman, yağlı çit, duvar, (kokuji) Go oyunu cesur, yiğit, gözüpek üs, kale, siper şafak, tan, olayında gövde, vücut gövdesi, gemi gövdesi şarkı, şarkı söylemek, türkü aç, açlıktan ölmek sütun, korkuluk, boşluk parlaklık, cila, parlatma iz, ayak izi ihmal, tembellik aldatma, hile, yanıltma yay kirişi, akor, hipotenüs kabarcık, köpük, sabun köpüğü gerçek, açıklık, vazgeçmek kesmek, vurmak, saldırmak pirinç keki yurt, pansiyon, köşk uğursuz, talihsizlik, kötü şans koşmak, telaş etmek göz bebeği torunlar, ağabey, böcek kestane (bir tür), tokmak, omurga sosyal, nazik, kibar şarkı, türkü girdap, anafor, hortum yaka, boyun, yaka ucu şiir yazmak, şarkı söyleme, okuma hegemonya, üstünlük, liderlik denge, ölçü çubuğu, terazi sergilemek, sunmak, takdim etmek çatlak, yarık, anlaşmazlık müstehcenlik, ahlaksızlık hamile, gebelik sıralı, takip etmek cezalandırmak, terbiye etmek, ceza vermek brokar, gösterişli giysi, onur nişanı avcılık, avlanma, av nakit, kötü alışkanlık, mütevazı ön ek eklenmiş, iliştirmek, atıfta bulunmak nesneler için sayma sözcüğü çirkin, pis, utanç yemek çubukları üzülmek, akraba bağırmak, haykırmak, çağırmak koyu mavi, lacivert falan, birisi, belli bir çelik övgü, yüceltmek ilerlemek, ulaşmak, dönüşmek arabulucu, aracı kıskanç, imrenme kesmek, bölmek, engellemek fırın, ocak, eritme ocağı marki, bey, daimyo çaydanlık, kazan, demir tencere sap, gövde görmezden gelmek, küçümsemek, ihmal etmek koklamak, kokusunu almak, koku arsa, toprak, toprak bal, nektar, pekmez rahibe uzuv, kol ve bacaklar affetme, bağışlama karşılık vermek, ödüllendirmek, cezalandırmak taç giymek, (bir hükümdarın) yönetimi altında yaşamak, almak okuma, şiir, şarkı Büyük Ayı (takımyıldızı), on şo (hacim birimi), sake kepçesi saygılarımla, iyi kabuk, fındık kabuğu mezar, tümsek pişirmek, kaynatmak mezar taşı, anıt zayıflamak ancak, fakat teşvik etmek, yüreklendirmek, cesaretlendirmek üzerine basmak, ayak basmak, çiğnemek besleyici, gittikçe daha fazla, gür olmak Konfüçyüsçü tavsiye etmek, hasır, öğüt vermek kin, garez beslemek, kıskanmak plantasyon, dikim biçmek, kesmek, kırpmak boş zaman, rahatlık, dinlenme kilit, pranga, kelepçe yardım, destek, yardımcı olmak nazik, barış, tatmin edici rahatsız etmek, engellemek, aksatmak uyanık, hayal kırıklığına uğramış, ayılmış bir tapınağı ziyaret etmek, varmak, ulaşmak rahim, dölyatağı mağara havlu, asılı parşömen, genişlik arı, eşek arısı, yaban arısı yas, nefret etmek, iğrenç kemik, vücut, ceset oynamak, karıştırmak, hafife almak kıskanç, haset ciddi, sessizce, yumuşakça hakaret, küfür yakalanmış, suçlu, tutuklama kurşun binmek, yüklemek (bir araca), sürmek (araç) azarlamak, uyarmak, tembih etmek küre, top tepe, höyük, sol köy radikali (no. 170) boğuk, azarlamak keyfetmek, almak, uğramak yukarı sıçrama, zıplama, yükselme varis, halef imparatorluk emri ateşli, nazik, samimi şerefli hizmet, başarılı iş burun, dil, çıkıntı eylem, beceri karanlık, belirsiz yalan, sahtelik, aldatmak yem, yem, av burun, çıkıntı, dil geçici olarak, bir süre, bir an ferahlatıcı, dinçleştirici, tınılı benzerlik tartışma, gereken yöntemler, seçim onay, rıza, anlaşma Trabzon hurması fitil yırtılmak, parçalanmak, çözülmek gözden geçirmek/düzeltmek, düzeltmek, karar vermek buhar, su buharı koku yaymak, kokulu, kokulu olmak köle, hizmetçi, tutsak çuval, balya, torba geçiş, taşınma, değişim menteşe, eksen, kapı dirsek, kol dağ eteği özlemek, arzulamak, heves etmek komutan, askerî lider, vali lake, vernik, yedi barmenlik, sake servisi, ev sahibi aniden, hemen, aceleyle tazminat, tazmin etmek susuzluk, kurutmak, kavurmak özlemek, hasret çekmek, derinden sevmek 婿 damat, damat (kızın eşi) kuruntu, gereksiz yere, yetkisiz olarak pişmanlık duymak, üzülmek, iç çekmek gizlemek, barındırmak, korumak dağ deresi, vadi küçümsemek, hor görmek, hafife almak ilik, öz, öz tahıl, hububat yakıt, odun, çıra kontrol, kama sel, taşkın, geniş diş (fil, domuz vb. için), köpek dişi (yırtıcı hayvanlar için) boğaz, boğulmuş, boğulmuş çevik, hızlı yukarıda belirtilen, söz konusu, ilgili kovalamak, uzaklaştırmak, takip etmek alay etmek, hakaret etmek kaza, düşmek çekingenlik, yürek, akıl açlıktan ölmek, aç, susuzluk ezmek, kırmak, burkmak sertleştirme, arıtma, talim iskele, tutamak, çerçeve boğulmak, kendini kaptırmak rüşvet, yemek, tedarik kör, kör adam, cahil balina yoldaş, takipçi küçük sandal, küçük tekne kase, kase yemek yozlaşmak, düşmek, sürüklenmek şişlik, çıban, tümör küvet, tekne, depo mola, dinlenme, rahatlama azıcık, birazcık, küçük bir miktar inceleme, denetim, gözden geçirme palisat, çit, set tarla seti, sulama bendi samimi, dostane, uyumlu ayartmak, baştan çıkarmak, kışkırtmak yas tutmak, matem etmek memur, resmi görevli hasat, biçim sirke, ekşi, asit bağış, armağan, lütuf böbrek çoğunlukla, yakından, çiçek sapı lazur taşı kıskanç, imrenmek, göz dikmek taşıyıcı, taşımak, nakletmek bölmek sake (Japon pirinç şarabı) başkent, başkent çevresi gecenin ilk saatleri, akşam vakti, erken gece kaçırmak, tahrif etmek demlemek, neden olmak ayrıca, hâlâ, henüz danışmak, görüş almak korku, heybetli, nezaketle sızmak, akmak, içine işlemek üzüntü, kederlenmek, ağıt yakmak vefat etmiş, ölmek çürümek, kokuşmak, inzivaya çekilmek kükürt açık, belirgin, net taklit etmek, nişan almak, aday göstermek vermek (unvan, rütbe), anlatmak kötüye kullanma, kötülük, ayıp birikmek, karışmak, baş belası endişe, sorun, kaygı kalıntı, ipucu, ayak izi yosun, su mercimeği sivrisinek at kestanesi, (Japonca özgün karakter) ayrıca, bunun yanı sıra, dahası döküm, darphane örtmek, gölgelemek, örtü dikenli çalı, diken tabut, lahit korku, dehşet gururlanmak, kibirli olmak nitrat, güherçile yolcu gemisi, gemi gümrük vergisi, ürün vergisi, ödünç alma taklit etmek, örnek almak tedbirli, saygıyla, mütevazı bir şekilde ovmak, boyamak, silmek gökkuşağı çevirmek, bükmek, oynamak eğlence, zevk hava metafor, benzetme solmak, pörsümek, sakat yıldız böceği, ateş böceği tıkamak, engellemek bez, (kokuji) kiriş, taşıyıcı kiriş, direk oynamak, keyif almak, oyun etmek eritme, ergitme utanmak, mahcup olmak tıpa, cıvata, mantar tıpa korku, korkmak, dehşete kapılmak dul kadın, azınlık, az sayıda saban izi, otuz tsubo, tümsek zarif, nazik, saf meşru eş, meşru soy kışla, karakol, kamp bükülmek, sormak, araştırmak akıntıya karşı gitmek, geçmişe dönmek saygı duruşu, takip etmek, eşlik etmek dişi, kadınsı küpeşte kırağı şehitlik, istifa ederek takip etmek eğirme, iplik eğirme göz dikmek, kendini kaptırmak sıradan, olağan, iş kafiye, zarafet, ton örgü tamiri, tamir, onarım sıkma, sıkmak, presleme tapınak zar, biçim, görünüm yığılmış, üst üste yığılmış felaket, talihsizlik, kötülük ızgara yapmak, kavurmak, fırında pişirmek evlilik, evlenmek leke, kusur, benek karanlık özet, seçki, alıntı işkence, dövmek mütevazı, alçakgönüllü gelişen, başarılı, güzel yarı-, tam olmayan, yardımcı eğik olmak, yamaç, ele geçirmek ucuzluk, neden, suçlama resif, batık kaya bir (resmi belgelerde) erişte, buğday unu ölçü kabı, 1, 8 litre toptan satış azalma huzura kabul, hükümdar huzuruna kabul cam gibi, lapis lazuli çukur, oyuk şiş, çöp şiş taziye, yas tutma, cenaze töreni önemli kişi, misafir doldurmak, tamamen doldurmak, telafi etmek ishal tehditkâr, heybet, azamet aşırı, taşma, yayılma maaş, ücret kâğıt, etiket, mektup dışbükey, çıkık alın, düzensiz boy, yükseklik, omurga imparatorluk fermanı ince içbükey, oyuk, çökük bırakmak, durmak, ayrılmak yavaş yavaş, giderek ilerleyen, nihayet vergi, kaside, nesir yay, kemer, eğri kahverengi, yün kimono keskin, acı, sert hediye, ciddiyet genel, evrensel, tüm reddetmek, geri çekilmek, geri çekilmek rin, 1/10 sen, 1/10 bu düzeltmek, doğrultmak, düzeltmek kırmak, yok etmek, kınamak gizlilik, çalmak, gizli uymak, takip etmek, itaat etmek rüşvet tembel, tembellik ipek böceği yayılmak, geniş uyum tutumlu, ekonomik, idareli iyi niyet, madde, bölüm güzel kadın, prenses pişmanlık, vicdan azabı, üzüntü hemşire, emzirmek iç, yürek, gönül aynı tür, toplamak, sınıflandırmak aktarma, değişim emanet etmek, rica etmek, mesaj göndermek bencil, keyfi toprağı işlemek, tarım arazisi açmak aktarma, sırayla, gönderme kınama, ceza soruşturması süt ürünleri, peynir altı suyu, et suyu verimlilik model, kalıp çiçek hastalığı, çiçek özlemek, arzulamak, hayranlık duymak hükümdarın kendisi için kullandığı 'biz' ifadesi, imparatorluk 'biz' zamiri korku, endişe, kaygı üçüncü sınıf, üçüncü, üçüncü takvim işareti balta, 600 gram, kati (eski ağırlık birimi) ilerleme kaydetmek II, iki, ikinci ölüm ilanı mimeograf, kopya koza imparator mührü dağıtmak, yaymak, bölmek hapsetme, bağlama sepet, kendini adamak, kendini soyutlamak kare karakter stili, doğruluk yanak, çene
Çalışma sonuçları senkronize edildi
Vuruşa karakterin başladığı yerden başla, ortadan değil.