Koleksiyonlara Göz At

JLPT N3 Kanji

JLPT N3 için Tüm Kanji

JLPT N3 Kanji (370)


uygun olmak, yakışmak, birleştirmek bölüm, büro, daire o (erkek için), şu, belirli olan iç, içinde, arasında gerçeklik, hakikat, tohum vurmak, doğru, uygun savaş, muharebe, karşılaşma cinsiyet, toplumsal cinsiyet, doğa karşı, karşıt, eşit bağlantı, engel, geçit duygu, his, duyum belirlemek, sabit hale getirmek, kurmak siyaset, hükümet almak, getirmek, üstlenmek yer, derece mevcut, var olan, gerçek en üstün, en çok, aşırı değişim, şeklini almak, etkilemek halk, ulus, tebaa arası, karşılıklı, birlikte yöntem, yasa, kural bütün, tüm, tam duygu, his, tutku ötedeki, karşı, ötesinde düz, dümdüz, barış dönüşmek, olmak, elde etmek sutra, boylam, geçmek inanç, gerçek, sadakat maske, yüz, çehre yanına almak, yönetmek, katılmak çayır, orijinal, ilkel yüz, ifade dokuma tezgahı, mekanizma, makine sonraki, sıra, dizi sayı, güç, kader güzellik, güzel -defa, tur, oyun yüzey, tablo, grafik ses rapor, haber, ödül ihtiyaç, ana nokta, öz olağandışı, değişim, tuhaf tanrılar, zihin, ruh yazıcı, hesap, anlatı uyum, Japon tarzı, barış çekmek, çekiştirmek, ani çekmek hüküm sürmek, barış içinde olmak, sakinleşmek karar vermek, belirlemek, üzerinde anlaşmak tombul, kalın, iri yapılı kalabalık, karışım, toplu olarak kabul etmek, maruz kalmak, telefona bakmak çözmek, notlar, anahtar pazar, şehir, kasaba dönem, zaman, tarih Bey/Hanım (saygı unvanı), yol, tarz canlı, yeniden canlandırma, yardım görmek baş, büyük hayvan sayacı dernek, örgü, örgü parmak, işaret etmek, belirtmek görüş, kuram, açıklama yetenek, beceri, kabiliyet yaprak, düzlem, lob akıntı, lavabo, akış türden şey, öyle, öyleyse ilk kez, başlangıç var olmak, banliyö, varoş 調 melodi, ton, vezin gülmek müzakere, istişare, tartışma hemen, dürüstlük, açık sözlülük koca, erkek seçmek, ayırmak, tercih etmek otorite, güç, haklar kâr, avantaj, fayda sistem, yasa, kural devam etmek, dizi, devam filmi taş ilerlemek, devam etmek, gelişmek iletmek, boyunca gitmek, boyunca yürümek eklemek, toplama, artırmak yardım, kurtarma, destek nokta, puan, işaret ürünler, doğurmak, doğum yapmak görev, sorumluluklar olay, dava, mesele kader, emir, ferman sıra, numara düşmek, düşürmek, aşağı inmek yapışmak, eklemek, atıfta bulunmak kazanç, elde etmek, bulmak beğenmek, hoşlanmak, sevilmek fark, ayrılmak öldürmek, cinayet işlemek, kesmek (et vb.) yerleştirme, koymak, ayarlamak geri vermek, cevap vermek, solmak tartışma, söylem vesile, yan, kenar yıl sonu, yaş, fırsat karşıt, anti- şekil, biçim, tarz ışın, ışık boyun, şiir veya şarkı sayısı için sayaç zafer, galibiyet, üstün gelmek her zaman, kesin, kaçınılmaz sorumlu kişi, bağlantı, görev neden, sebep sevgi, aşk, gözde metropol, başkent, tümü serbest bırakmak, salıvermek, ateş etmek güvence, sağlam, sıkı aşırıya kaçmak, aşmak, geçmek söz, yaklaşık, küçülmek at mevcut durum, koşullar, şartlar fikir, düşünce, kavram bürokrat, hükümet, organ karışmak, karıştırma, ilişki pirinç, Amerika Birleşik Devletleri, metre dağıtmak, eş, sürgün genç, eğer, belki varlık, kaynak, sermaye olağan, sıradan, normal meyve, ödül, yerine getirmek çağırmak, seslenmek, davet etmek birlikte, her ikisi, hiçbiri kalan, artık, bakiye yargı, karar, imza görev, savaş, sefer diğer, başka, ötekiler sanat, teknik, beceri dal, destek, sürdürmek her ikisi, eski Japon sikkesi, vagon sayacı (örneğin trende) binmek, güç, çarpma borç ödemek, yük hafifletmek, bitirmek sunmak, takdim etmek, hediye etmek statü, rütbe, kapasite vurmak, dövmek, çalmak saygıdeğer, yönlendirmek, yönetmek kesinti, reddetme, reddetmek tarz, tören, ayin uzman, öğretmen, usta vahiy, söylemek, haber vermek derin, artırmak, yoğunlaştırmak var olmak, varsaymak, farkında olmak mücadele etmek, tartışmak, tartışma yapmak ezberlemek, öğrenmek, hatırlamak yan, eğilmek, karşı çıkmak uçmak, atlamak (sayfaları), saçılmak şaşkın, üç (resmi belgelerde), gitmek bıçaklamak, çıkıntılı, itmek içermek, biçim, görünüş yetiştirmek, büyümek, yetiştirmek duruş, pozisyon, görünüş kabul etmek, tanık olmak, ayırt etmek rütbe, derece, taht başarılı, ulaşmak, varmak korumak, muhafaza etmek, savunmak dolu, doluluk, yeterli söndürmek, üfleyerek söndürmek, kapatmak sorumluluk, görev, dönem ikamet etmek, bulunmak, var olmak önceden, önceki, kendim yol, güzergâh, cadde çömelmek, oturma yeri, minder misafir, ziyaretçi, müşteri gemi, tekne kovalamak, uzaklaştırmak, takip etmek boy, yükseklik, sırt görünüm, bakış, dış görünüş kim, birisi, biri nefes, solunum, oğul kaybetmek, hata, kusur yaşlı adam, yaşlılık, yaşlanmak iyi, hoş, becerikli göstermek, belirtmek, işaret etmek lakap, numara, madde görev, iş, çalışma kral, hükümdarlık, magnat ayırt edici, bilmek, yazmak uyarmak, emir naziklik, üstün olmak, aşmak atmak, çöpe atmak, terk etmek büro, kurul, ofis zor, imkansız, sorun tür, çeşit, sınıf dilek, duygu, fikir yaklaşmak, uğramak, yaklaştırmak anlaşma yapmak, satış, ticaret yapmak zarar, hasar güven, rica yanlamasına, yan, yatay artmak, eklemek, çoğaltmak ayrım, fark, değişiklik acı, sıkıntı, endişe gelir, elde etmek, hasat etmek derece, basamak, merdiven ben, kendim geçiş, sığ geçit, feribot bağışlamak, katılmak, vermek performans, rol, oyun donatmak, tedarik, hazırlık onur duyarak, maymun burcu, öğleden sonra 3-5 arası örnek, gelenek, kullanım çalışmak, (Japonca'da Çin karakteri olmayan özgün karakter) manzara, görünüm sıyrılmak, çıkarmak, çekip almak uzak, ırak kesmek, koparmak, ayırmak yenilgi, olumsuz, eksi bereket, talih, şans top, küre sake, alkol bey, sen, hükümdar tahmin etmek, varsaymak, sezmek hırs, dolunay, umut evlilik basit, bir, tek itmek, durdurmak, kontrol etmek oran, nispeten, bölmek sınır, kısıtlamak, elinden geleni yapmak yeniden-, dönmek, eski haline dönmek bölüm, ders, kısım istek, istemek, arzulamak tartışmak, konuşmak inmek, çökelmek, düşmek karı, eş tepe, yükselti, tümsek ısı, sıcaklık, ateş yüzmek, yüzer durumda olmak, yüzeye çıkmak vb., ve benzerleri, birinci sınıf son, bitiş, uç mutluluk, bereket, şans çimen, yabani ot, şifalı bitki aşmak, geçmek, taşınmak tırmanmak, yukarı çıkmak tür, çeşit, cins olumsuzluk öneki, henüz değil, şimdiye kadar standart, ölçü rafine, hayalet, peri kucaklamak, sarılmak, kucağına almak emek, teşekkür etmek, ödüllendirmek elden çıkarmak, yönetmek, başa çıkmak 退 geri çekilmek, geri çekmek, emekli olmak masraf, maliyet, harcamak olumsuzluk eki, hata, negatif sevinmek, zevk almak kız, kız çocuğu kaçmak, kaçış, sıvışmak el yordamıyla aramak, aramak, aramak suç, günah, kabahat ilaç, kimyasal madde, emaye park, bahçe, avlu şüphe, güvensizlik, kuşkulanmak kayış, başlangıç, başlangıç noktası sessiz alet, mutfak eşyası, araç koltuk, minder, fırsat hızlı, çabuk dans, uçuşmak, daire çizmek 宿 han, konaklama yeri, menzil derece, ölçü, kural devirmek, düşmek, çökmek yatmak, uyumak, dinlenmek ev, konut, ikametgah resim, çizim, tablo yırtmak, parçalamak, koparmak avlu, bahçe, avlu/bahçe (genellikle evin etrafındaki açık alan) hanım, kadın, eş fazla, kendim, fazlalık ziyaret etmek, görüşmeye gitmek, uğramak serin, soğuk (bira, kişi) akşam, alacakaranlık, mevsim sonu karın, mide, göbek tehlikeli, korku, huzursuz izin vermek, onaylamak olma, benzemek, sahte sarp, ulaşılmaz yer, ele geçirilemez mevki mülk, para, servet oynamak çeşitli, karışık korku, dehşet, huşu fiyat, maliyet, değer karanlık, kaybolmak, gölge hacim, çarpım (x*y), alan rüya, hayal, yanılsama ağrı, acı, hasar servet, zenginleştirmek, bol oymak, ince kesmek, doğramak ötmek, ağlamak, havlamak özlem, açgözlülük, hırs güzergâh, yol, cadde viraj, müzik, melodi kulak mükemmel, tamamlanma, son dilekçe, rica, adak suçluluk, günah, suç güneş ışığı, yang ilkesi, olumlu vefat etmiş, merhum, ölmek üzere olan dağıtmak, yaymak, harcamak asmak, askıya almak, bağlı olmak dün, önceki kızgın, gücenmek tutmak, bağlamak, durdurmak selam, eğilme, tören dosya, sıra, rütbe kar ödemek, temizlemek, budamak maaş, ücret, hediye başarısızlık, yenilgi, tersine dönüş yakalamak, ele geçirmek unutmak açmak (hava için) neden, etken, ilişkili olmak katlamak, kırmak, kırılmak karşılamak, karşılamak (birini), hoş geldin demek yas tutmak, üzgün, esef etmek liman suçlamak, kınamak, ayıplamak hariç tutmak, bölme (x/3), kaldırmak ikilem, sıkıntıya düşmek, canı sıkılmak kapalı, kapatılmış emmek, içmek, solumak saç demet, bağ, topak uyku, ölmek, uykulu kolay, hazır, basit pencere, cam ata, öncü, kurucu çalışkanlık, işe girmek, hizmet etmek bir varmış bir yokmuş, eski çağlar, eski zamanlar 便 kolaylık, tesis, dışkı uygun, ara sıra, nadir üflemek, nefes vermek, puf puf çıkarmak iklim, mevsim, hava durumu korkunç, korkmak, korkulu istifa etmek, kelime, terim olumsuzluk, hayır, retler yavaş, geç, geri duman yaya, çırak, boşluk eksiklik, boşluk, başarısızlık şaşkın, kararsız, kaybolmuş yıkamak, araştırmak, soruşturmak karşılıklı olarak, birbirine, birlikte dahi, yaşında, küp şaku geç saatlere kadar, gece nöbeti, geç saatlere kadar oturmak diş, dişli çalmak, soymak, aşırmak alışkın, alışmak, tecrübe kazanmak akşam, gece kutu, sandık, kılıf varış, ilerlemek, ulaşmak baş üstüne koymak, almak, başın tepesi bardak sayacı, şarap bardağı, bardak hepsi, her şey işaret etmek (çağırmak için), davet etmek, çağırmak soğuk utanç, onursuzluk bitkin, yorulmak, yorgun yoksulluk, fakir kedi hata, yanılmak, yanlış yapmak çalışmak, çalışkan, mümkün olduğunca kaç, ne kadar, ne kadar uzak onaylamak, övmek, resim yazısı kazara, çift sayı, çift meşgul, dolu, yerinde duramayan yüzmek ayakkabı takdire şayan, büyüklük, dikkate değer
Çalışma sonuçları senkronize edildi
Vuruşa karakterin başladığı yerden başla, ortadan değil.